Analog Hafızalı Masa

Bir fikir, bir iş gelir aklına ya da biri söyler. Ne ajandana yazarsın ne telefona not düşersin, nasıl olsa aklında tutamacağın bir şey değildir.

10 dk sonra…

Kafanı duvarlara sürtersin. – Biraz daha sağlıklı beslen, spor yap, beyin jimnastiği yap ki hafızan kuvvetlensin. – Sonra da beyninin gücüne inanıp, gözünü kapayıp evrenin sırrını hatırlamaya çalışırken, o gücü yanlış yerlere yönlendirip park halindeki bir arabayı havaya kaldırıp fırlatabilecek duruma geliyorsun ya… İşte böyle şeyler olmasın, dünya daha güzel bir yer olsun diye zamanda yolculuk yapan bu masayı kullan, rica edicem.

Bir şeyleri not ettiğimiz çoğu zaman beynimiz bir yandan atomu yarıyor, bir yandan dilimliyor, dibi tutmasın diye karıştırıyor, “Ulan telefonun internet kotası kim bilir ne alemde…” diyor, diyor da diyor. Yani neyi, ne zaman, nereye not ettiğini unutman da çok normal. Buna çözüm olarak dağlar ardında ölümsüzlük şelalesinin aktığı gizemli yerlerde bilge insanlar ise bu masayı kullanıyor. Ne zaman bir şeyleri unutmuş hissine kapılsalar makarayı geri sarıyorlar. Sardıkça hatırlıyorlar. Ta ki o an gelene dek. İşte o an, “Aman yaaa… Bunu mu unuttum?” dediğin an..

 kcamara.com